Hiç düşündünüz mü?İnsan sadece kaybettiklerinin yasını tutmuyor.Bazen hiç gerçekleşmeyen şeylerin de yasını tutuyor.

Bence en ağırlarından biri de umudun yası.Bir gün düzelir diye beklediğin şey düzelmeyince…Bir gün sever diye beklediğin insan sevmeyince…Bir gün her şey yoluna girer dediğin hayat, aynı yerden canını yakmaya devam edince…Aslında o gün biten şey ilişki olmuyor.Umut bitiyor.Ve garip olan şu ki, insan bazen umudunu kaybettiğinde daha çok ağlıyor.

Çünkü umut varken sabretmek kolaydı.”Belki…” diyordun.Belki yarın.Belki gelecek ay.Belki bu kez gerçekten değişir.O küçücük “belki”, insanı yıllarca ayakta tutabiliyor.Sonra bir gün geliyor.İçinde sessizce bir cümle kuruluyor:”Artık olmayacak.”Kimse duymuyor o cümleyi.

Ama sen biliyorsun.İşte o an, umudun cenazesi kalkıyor.Ne çiçek geliyor ne taziye.Hayat normal akmaya devam ediyor.Sadece sen, içinde yıllardır yaşattığın bir ihtimali uğurluyorsun.Bence bu yüzden bazı insanlar çok yoruluyor.Çünkü kaybettikleri şey sadece bir insan değil.Kurdukları gelecek.Bekledikleri özür.Hayal ettikleri aile.Olmasını istedikleri hayat.

Yine de şuna inanıyorum…Her umudun ölmesi kötü değildir.Bazı umutlar bittiğinde insan ilk kez kendine dönüyor.İlk kez “Peki ben şimdi ne istiyorum?” diye soruyor.Belki de iyileşmek tam olarak burada başlıyor.Çünkü bazen yeni bir hayat kurabilmek için önce, eskisinin değil…Eskisiyle ilgili kurduğun hayalin yasını tutman gerekiyor.